Wild Arms (1996)
Michiko Naruke'nin Islıklı Temasıyla Ölümsüzleşen Bilimkurgu-Western Ruhlu PlayStation RYO Klasiği
Wild Arms, Media.Vision tarafından geliştirilip Sony Computer Entertainment tarafından 1996'da PlayStation için yayımlanan bir rol yapma oyunudur. Takashi Fukushima'nın yönettiği ve Akifumi Kaneko'nun tasarladığı yapım, Japonya'da Final Fantasy VII'den bir ay önce piyasaya çıkmış; çölleşen Filgaia dünyası, ekipman odaklı bulmaca zindanları ve Michiko Naruke'nin Ennio Morricone esintili müzikleriyle hafızalara kazınmıştır.
Silahşorlar, Kadim Kalıntılar ve Çölleşen Filgaia Sınırı
PlayStation sahiplerinin Final Fantasy VII'yi beklediği günlerde çıkan Wild Arms; tozlu kasaba barlarını, ödül avcılarını ve altıpatlar kültürünü kıyamet sonrası bilimkurgu kalıntılarıyla harmanlayarak kendine özgü bir kimlik kurdu. Oyun, üç kahramanın ayrı ayrı oynanan başlangıç öyküleriyle açılır: kadim ateşli silah teknolojisi ARMS'ı kuşanmış sessiz gezgin Rudy Roughnight, telepatik rüzgâr faresi Hanpan ile dolaşan hazine avcısı kılıç ustası Jack Van Burace ve büyü gücüne sahip prenses Cecilia Lynn Adlehyde. Bir araya gelen bu üç 'Düş Avcısı', çölleşen Filgaia gezegenini istila eden mekanik Metal İblislere karşı sıcak 2B piksel keşif haritaları ile erken dönem 3B poligonal sıra tabanlı savaş ekranları arasında mekik dokur.
Ekipman Odaklı Bulmaca Zindanları ve 'Into the Wilderness' Ezgisi
1990'ların yalnızca rastgele savaş koridorlarından ibaret klasik RYO zindanlarının aksine Akifumi Kaneko, Filgaia harabelerini Zelda benzeri mekânsal bulmacalarla donattı: Rudy bombalarla çatlak duvarları yıkar, Jack kancalı ip fırlatıp sadık faresi Hanpan'ı uzaktaki şalterlere gönderir, Cecilia ise büyülü cep saati ve asasıyla gizli geçitleri açar. Çatışmalarda dolan Force göstergesi koruyucu Guardian ruhlarını, modifiye edilen ARMS toplarını ve hızlı kılıç çekme tekniklerini tetikler. Besteci Michiko Naruke'nin akustik gitar ve yalnız ıslık melodisiyle bezeli 'Into the Wilderness' açılış parçası, Madhouse stüdyosunun hazırladığı anime jenerikle birleşerek PlayStation kuşağının en unutulmaz giriş sahnelerinden birine dönüşmüştür.